Bu kara yazgıdır Zilan;
Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin
Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban...
Bilisen
Kaç gece kaç gündüz adın sayıklamışam
İçimden atamamışam
Soğuk gecelerdi.
Gene de on dördü gibi ayın sevecen
Unutulmuş çağlayanlar kadar coşkulu...
Özgürlüğün yorulmaz yarışçıları
Atlastan ak yeleli kısraklarla
Her gün karanfil kokmazdı
Her bulut taşımazdı yağmur.
Dalgalar düşmandı gözlerine,
Gözleri nar çiçeği...
Güneşi sağardık her bağbozumu
Sen olmazsan
Maviler ölür.
Dudaklarım tuz denizi...
Sen olmazsan
Kurumuş ağaç gövdesiyim yapraksız
Yararı yok gölgemin
tuy sesleri gölgesinde kuslarin
yitiyor kan kizili
karanliklar ciziyor gözlerimi
görmuyorsun
esrik bir su duvari
Gök yolu sokaklarında kentin, mevsimlerden güz
Sönük lambalar gizliyor, deniz rengi gözlerini
Merdivenlerinde yolcular peronların,
Ertelenmiş buluşmalar getiriyor trenler
İstasyonlarını geçiyoruz bir bir çizgil kentlerin
Tere boğulmuş at sırtında gibi - erken -
Gece; Sessizliğin kara korsanı
Yağıyor çiy ırmaklarıyla
Mavi düşlerine taş köprülerin.
Gece; karanlığın derebeyi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!