Bir fırtına öncesinin ölümcül sessizliği birikiyor içimde
parça parça söküp atmak istiyorum yüreğimi yerinden
beyaza yazan çiçeklerin aldatıcı kokusu aklıma düşüyor
delice bir istek yükseliyor birden yorgun bedenimden
tenim yanıyor ellerim titriyor utanıyorum sonra
yüzüm sırlanmış bir ayna oluyor içinde sana deliriyorum
anımsamak istiyorum seni geçip giden zamanın peşinde
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta