Savaştan çıkmıştı Ülkem,
Böyle sorun yoktu gardaş.
Tam bağımsızlıktı ilkem,
İş bilmezler yıktı gardaş.
Nasılsa bu diplomasi,
Bırakmadı demokrasi.
Yine bizi saydı âsi;
Tepemize çöktü gardaş.
Türkiye’de ekonomi,
Yok demek ki çok önemi.
Vay şunun bunun dönemi;
Canımızı yaktı gardaş.
Dedik ekonomi hasta,
Çıktı geldi Derviş Usta.
Uzman dedik bu hususta;
Dertten derde soktu gardaş.
Doktor oldu Kotarelli,
Halbuki niyeti belli.
Biz oynarken çiftetelli;
Bacağımız çıktı gardaş.
Söz verince Ayemef’e(İMF) ,
Kadehler kalktı şerefe.
İyice battık kenefe;
İçi dolu boktu gardaş.
Kuşattılar güzel Yurdu,
Çok yerde üretim durdu.
Bizi kalbimizden vurdu;
Ne silah, ne oktu gardaş.
Soyar gözüm baka baka,
Bir de surat yıka yıka.
Öldük kemer sıka sıka;
Yeter artık sıktı gardaş.
Mecbur olduk kasasına,
Evet dedik yasasına.
Düştük maaş tasasına;
Boynumuzu büktü gardaş.
Ne anladık bu yardımdan?
Saçımı yoldum derdimden.
Çekilip gitmez Yurdumdan;
Bindebir'im bıktı gardaş.
13.01.2002
Ozan BindebirKayıt Tarihi : 29.10.2008 16:40:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İMF'nin ekonomi düzeltme adındaki, ülkemizi tam sömürge haline getirmeye çalışmasının anlatımıdır. Amaçlarına da ulaşmış gözüküyorlar. Çünkü ekonomide bir düzelme söz konusu değildir.
şu duruma bak sana. onlar bir yandan öz dölüm bir yandan..
gelde nazıma hak verme.
ÖDÜLLER VERİN İŞBİRLİKÇİLERİNİZE
KATİLLERİNİZE,ENTEL FAHİŞELERİNİZE
Bir yıl değil
Beş yıl değil
Diyorlar ki:''Diz çök eğil! ! '''
Bir yanlışlık var bu işte.
Bu gidişte bir terslik var
Bu gidiş gidiş değil
Bir yanlışlık var bu işte.
Hiç mutlu etmedi insanı,
Mucitleriniz, icatlarınız;
Hiç mutlu etmedi bizi,
Putlarınız, ilahlarınız.
Ne dersiniz?
Sizce neden dersiniz?
Bir yanlışlık var bu işte:
Geçinirken, dokuz aptal bir kaşıkla;
Baş koyarken dokuz nüfus bir yastığa
Herkes daha mutluydu hani.
Ama ne oldu sanki?
Ne verdik insanlığa!
Bir terslik var bu işte,
Bu gidişte bir yanlışlık var.
Ailenin ve atomun
Çekirdeği parçalanmamışken;
Alırken canları sıtma ve karahumma,
Yani penisilin bulunmamışken henüz;
Güneş, ay ışığı,çıra ve
İdare lambasıyken ışığımız,
Her şey apaçık ortadayken,
Dışa vuracak bir şey biriktirmemişken,
Bu kadar dolu
Bu kadar şiş değilken karnımız;
Eldeki nasırla,
Bilgiyle
Sevgiyle
Alındaki terle ölçülürken zenginliğimiz;
Nehir akarken,kendi yolunda
Ayıplanmazken ağlamamız, gülmemiz;
Yani
Ağladığımızda dağı taşı yırtarken böğürmemiz;
Bir vadi dolusuyken kahkahamız;
İnsanı sokacak kalıplar dökülmemişken henüz;
Okula giden çocuklara,
Aman yavrum, diye başlamazken
Uğurlamamız, güle gülemiz;
Sevdamızı türkülere,
Sevgilimizi güllere,
Çiçeklere serperken;
Ferhat’ı dağlara,
Mecnun’u çöllere düşürüp;
Keremi yakıp kül eden aşk:
Bu kadar kolay,
Bu kadar aciz
Bu kadar ortada,
Yani bu kadar ucuz
Ve bir gecelik değilken henüz;
Daha bir tatlıydı sevda,
Daha kıymetliydi sanki.
Daha bir saygılıydı sevgili.
Aşk daha hesapsız, kitapsız
Ve daha da bir deli..
Gülen yüzümüz,
Gülüşümüzken armağanımız;
Veren elimiz,
Seven yüreğimizken sermayemiz
Sanki daha bir mutluyduk hepimiz.
Bu işte bir terslik
Bir yanlışlık var bu gidişte.
Dikensiz gül bahçemiz var ama
Güllerimiz kokusuz.
Aşımız, ekmeğimiz
Ve aşkımız tatsız tuzsuz
Otoyollar asfaltlar yapılmamışken;
Cilt cilt kitaplar yazılmamışken daha;
Yani plastik icat edilmeden;
Süt şişeye, su poşete girmeden önce yani;
Gökyüzü mavi,
Masmaviyken denizimiz;
Kıyıya vuracak kadar çok değilken pisliğimiz;
Yani diyesim o ki:
Mayınlanmamış,
Tel örgülerle bölünmemişken;
Ülkemizin ve yüreğimizin sınırları.
Marks,
Daskapital’i yazmaya mecbur kalmadan;
Keynes zehirini akıtmadan önce;
Yani, paylaşım
Yani yurtseverlik kitapların
Bilinmeyen sözcükler bölümünde;
Okul kitaplarının en arka sayfasında
Yer almazken imece;
Daha bir günaydınlıydı günümüz,
Daha kardeşçe,
Daha duru,
Daha berraktı düşünce.
Bir yıl değil
Beş yıl değil
Diyorlar ki:''Diz çök eğil! ! '''
Bir yanlışlık var bu işte.
Bu gidişte bir terslik var
Bu gidiş gidiş değil
Bir terslik var bu gidişte.
Hiç insanı mutlu etmiyor
Makineleriniz, verileriniz.
Kimseyi mutlu etmiyor,
Petrol varilleriniz.
Ne dersiniz?
Sizce neden dersiniz?
İnsanı yaşatmıyor
Saniyede attığı mermi sayısı,
Her gün artan silahlarınız.
Hiç mutlu etmedi insanı;
Mucitleriniz, icatlarınız;
Hiç mutlu etmedi bizi,
Putlarınız, ilahlarınız.
Bu işte bir yanlışlık,
Bir terslik var bu gidişte.
Nasıl, niçin;
Sizce neden
Sizce kimden dersiniz?
.......................
mahmut nazik...
TÜM YORUMLAR (1)