Roket atarların gökyüzünü yarıp geçtiğini gördüler, pilot gövdenin arkasından bir yerden aldık-ları yarayla birlikte sıçradığını hissetti içgüdüsel olarak irtifakının beraberinde getireceği güven-liği tercih edip hemen yükselişe geçti, sisli dağlar altlarından kayıp giderken yeni bir roket tufanı arkalarında çizgiler bırakarak yanlarından geçti kokpitte uçaksavarları görüyorlardı, kaptan yar-dımcı pilota sen ne uğursuz bir adamsın dedi ne zaman seninle uçsak önümde kurşunlar beliri-yor.
“O da neydi?” diye sordu kaptan pilot.
“Bir Patriot mu, yoksa? kargomuz ne durumda nasıl korunuyor?” dedi yardımcı pilot Muham-med ona doğru uzandı garip bir yolcumuz var dedi demek istiyorum ki gerçekten garip her taraf-ta kurşunlar uçuyor ama o gözünü bir kez olsun kırpmadı.
Bir Nilüfer yaprağı üzerinde suda güneşlenen kurbağa gibi öylece oturuyor; boynundaki madal-yonu görmelisiniz en az bir kilo çekiyor olmalı adı ama bize saldıranlar Amerikalılar mı yoksa Amerikan destekli ayrılıkçılar mı?
Sana söylüyorum adamın düz ve küçük boynundan bir kiloluk altın sallanıyor
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta