Yeni çay demledim
Gel otur şöyle sedire
Keyifle yudumlayalım
Akşam ne güzel
Sarkıyor utanmadan
Yüzüklü kadına
Çıkart üstünü rahat et denize karşı
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Ahmet çay içer misin derken yaptığı felsefeyi anlamayanlar için yazıyorum. Bana demeyin ki neden ukalasın sadece içimden geliyor.Aynı zamanda şiir analizi yapan bir şahsiyet olarak bu şiir içinde ahmetin yapamadıkları yapmak istediklerine dair doneler taşır. Onu çok iyi tanıdığım için bu düşünceleri şiirine empoze ettiğini tahmin ediyorum.Çay her evde bulunan içilen bir sıvı.Ahmet herkesin evine misafir bu şiiriyle.Ezilenleri öne çıkaran ezik duygularla hareket etmenin neticesinde mutlaka bir çılgınlık ve direniş sergilenmesi gerektiğini savunuyor.Siyasi izleri olan şiirde mesaj şu cümlede veriliyor : Mağdur kaldırımlardan yürü her taşta kırılan pencere önünden yürü...Evet hayat devam ediyor bizde çay içmeye..ama yine de umutlu bakıyor belki kafalar gelişip genişler düşüncesiyle o da : başladım kaldığı yerden kaldırdım yenik eşyaları cümleleri anlatıyor.İçimden gelmiyor derken kastettiği kuşkularından kurtulamadığı sebebinin de kaderi baştan yazamamanın vermiş olduğu pişmanlık bu yüzden de resimlerin yerini ne kadar değiştirirse değiştirsin ellerini kesmekten hiçbir zaman çekinmediği.Yani ahmet her an her şeye hazır değişiyorum ve son bir bardak çay içerken bile yüzüm gülüyor, çünkü hepimiz kandırılıyoruz.Bu mesaj da sarkıyor utanmadan gel otur sedire çıkart üstünü kelimelerinde görüyoruz.Burda yüzüklü kadın kim ? Bu tartışılır çünkü iki anlam taşımakta.Ya şair hayatın içinden kendini soyutlamadan yüzüğe kaderini bağlıyor ya da tümüyle dışardan ben bu hayatın içinde olan kevaşeyim diyor.
Bu şiir de bu kadar güzel yorumlanır be kardeşim.Ahmet ne kadar akıllısın ki böyle şiirler yazıp bizleri kıskacına alıyosun.Sonra da yüzümüze gülüyosun.Yüzünden gülücükler eksik olmasın.
ŞİMDİ BANA NEDİR BU DÜŞMANLIK DİYE TELEFONLAR GELDİ.AHMETİN AKRABALARINDAN NE İSTİYORSUN??cevabım ben düşman filan değilim.Yanlız AHMET KENDİNİ BİLEREK YAKINLARINDAN KENDİNİ ÇEKMİŞTİR.Çünkü ailece nazara inanan özellikle ahmetin akrabalarının kendisine nazar değdirdiğini ailesine NAZAR DEĞDİRDİĞİNİ,KISKANDIKLARINI Ahmetin özel hayatı hakkında çok konuştuklarını biliyorum.Ahmette son 2 -3 yıldır hep gündemde ve önde olmaktan sıkılmış o yüzden kendini fazlasıyla çekmiştir.Hala kıskanırlar arkalarından konuşurlar.Ahmet bana demişti ki annem ve babamla kavgalarımız çok oldu zamanında gençlik oluyor tabi..Ama şimdiki aklım olsaydı kimse bu tartışmalarımızı bilmezdi ve kimsenin yanında da ne ANNEMLE NE DE BABAMLA sürtüşürdüm.Bunlar hep onların istedikleri şeylerdi.Elbette insan en yakınlarıyla gün gelir tartışır ama AHMETİN YERİNDE OLMAK kaldırılması çok zor bir durumdur.
AİLEMİ KISKANIYORLAR.......
Ahmetin annesi ve babası yaklaşık 26 sene aşk yaşamıştır.Ne güçler ayırmaya çalışmış ne fırtınalar esmiş hayatlarında.Ama aralarındaki aşk ve bağ o kadar güçlüymüş ki bugünlere kadar gelmişler.Bende kendilerini tanıyan biri olarak hayriye ablama ve engin abime bir ömür boyu mutluluklar diliyorum....Ahmet haklı aralarındaki sevgi sadece yakınlarını değil tüm insanlığı kıskandırır..Dilimizi ısıralım..nazar değmesin maşallah...(bunları ahmet okursa diye yazmış bulunuyorum)O yüzden akrabalarına takmış bi durumum zaten yok.Yanlız ahmetin bir teyzesi var tanımanız farz olsun.Adı aklıma gelmiyor ama süper bi insan.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta