Çatlamış elleriyle, assık yüzüyle, kaldırdı başını mezopotamya'nın esmer yüzlü adamı. Ve hafif bir gülümsemeyle yöneldi buğday tenli mezopotamya'nın kadınına.
Neden coğrafyam kadar bakışların serttir. Neden!
Mezopotamya güneşi kadar kızgın ve sıcak bakıyorsun ki neden!
Yüreğindeki umutlar yüreğimin umutları ile buluştuğu zaman, bir militanın mücadelesinden daha çok ses çıkarıyor. Sanki bir aşk değilmiş gibi;
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta