Ben Tanrı’nın sıradan, herhangi bir kuluyum,
Ayşe’den doğdum hem de, Mustafa’nın oğluyum,
Şairim kimse bilmez, söyler yazar gizlerim,
Gönlüm böyle avunur, belki de bir deliyim.
8 Ocak 1986 Çarşamba / Ankara
..
Bir daha gelmem sana, bu son gelişim olsun,
Bahçemden bir kızıl gül benden hatıra kalsın.
Kurusun bir vazoda, sakla yıllar geçse de,
Baktıkça beni düşün, cismim hayale gelsin.
Eylül 1991-Çarşamba/Konya
..
Dönüp bakma bir daha, ardına hiç boşuna,
Geçmişim bu sevdadan, sözüm yok artık sana.
Sevmek mi tövbe billah, bundan sonra birini,
Bunca yıl çektiklerim, yetti ders oldu bana.
25 Mart 1987- Çarşamba / Ankara
..
Anlamadın sanırım, ben o âşık değilim,
Gördüğün gibi işte, baksana sersefilim,
Yalvarsan da nafile, dönüp bakmam yüzüne,
Yitirdim neyim varsa, senin yüzünden zalim.
3 Nisan 1991- Çarşamba / Konya
..
Aklı kullanan için, her şeyde hikmet vardır,
Cahiller sohbetinde kuru siyaset vardır.
Kargadan başka bir kuş, bilmeyenler köyünde,
Bereket sabandadır, öküze rağbet vardır.
25 Nisan 2012 – Çarşamba / İzmir
..
Bir kara yazgıdır bu, rızk için kara kömür,
Tedbire ne gerek var, böyle ucuzken özür…
İster kazadır deyin; ister ihmal, cinayet,
Gitti canlar bir kere, artık sizlere ömür.
14 Mayıs 2014- Çarşamba / İzmir
..
Kışın sahile iner yazın yayla gezerdi;
Kadim Türk töresince kanını tazelerdi;
Vatan millet aşığı o bıçkın koca Yörük,
Devesiyle güreşir mandasıyla yüzerdi...
YUSUF BİLGE
18 Temmuz 2012 Çarşamba-İstanbul
..
Zulüm tamudan bir ateş, merhamet cennet meyvesi;
Haddini bilen canlara edep bayram elbisesi;
Hayırla yad edilenin ruhu sevep sarmalında,
Türk’ün kadim töresince güzel nam afet perdesi...
YUSUF BİLGE
..
Kim bilir kaç can aldın, saplanıp bedenlere,
Önüne çıkanları düşürdün bir bir yere.
Şimdi bir müzedesin, tarihe mal olmuşsun.
Ey mağrur eğri kılıç, devrin geçmiş bir kere.
19 Şubat 1997- Çarşamba / İzmir
..
Bilemedim nesin sen? Ya hurisin, ya peri
Aklımı baştan aldın, vermedin daha geri.
Başkasını sevemem, isteme bunu benden
Gönlüm sende ezelden, Kalû Belâ’dan beri.
13 Ağustos 1986 – Çarşamba / Ödemiş
..
Ne kadar baktımsa boş, gün be gün aynalara,
Alnımda yazan nedir? Neyim ak, neyim kara…
Mürekkebi saydammış, kaderin anlaşılan,
Okunmuyor bir türlü, başa gelmeden zira.
13 Eylül 2006- Çarşamba / İzmir
..
Acelen neydi o gün, Ey vefasız, günahkâr!
Beni öyle bîçare, koyup gidecek kadar.
Ardından bakakaldım, durakta yapayalnız,
Dur bile diyemedim, kalıp öylece naçar.
3 Eylül 1986-Çarşamba / Ödemiş
..
Sen döndür şu çarkını, işin bu çok görmem ben,
Öğüt durmaz haznene, ne konsa düşünmeden.
Senin suyun da bir gün, kesilir inan bana,
Akar başka çarklara, görürsün bak değirmen.
29 Mart 2006 –Çarşamba/ İzmir
..
Geceler yedi bizi, eridik yandık kandil,
Yavaş yavaş tükendik, sona dayandık kandil.
Sende fitil kalmadı, bende ümit baksana,
Rüyalarda yaşadık, çok geç uyandık kandil
10 Şubat 1999-Çarşamba / İzmir
..
Bu şehr-i İzmir’dir ki, bi misl ü behâdır,
Bir sengine ne Acem, cümle âlem fedâdır.
Güneş bile günbegün doğar yurdum şarkından,
Meyleder daim ona, belli ki bu sevdadır.
13 Mart 2013- Çarşamba /İZMİR
..
Sığındığım limanım, sessiz bir koy olsa.
Düğün dernek kurulsa, büyük bir toy olsa!
Töretse şu neslimi, asil bir soy olsa!
Büyüse balalarımız, hep bir boy olsa…
12 Mayıs 2010 Çarşamba 08:40
Kocasinan/Bahçelievler/İstanbul
..
Her kapı çalışında koşarım sen diye
Her telefon çalışı açarım sen diye,
İçimde bir umut bugün gelir diye
Beklerim seni ben bu pencerede.
Çarşamba demiştin oldu bak Perşembe
Geçiyor günler hep nerdesin gülpembe,
..
KİM O; ELİNDE TÜM HAKLARI BULUNDURDUĞUNA İNANAN ve İNSANLIĞI ZEHİRLEYEN HAYIRSIZ? .
“HAVVA ANAMIZ; DÜNKÜ ÇOCUK! .” Diyen; HADDİNİ KAT KAT AŞMIŞ: KENDİNİ BİLMEZLER VAR! .
Ve BU KENDİNİ BİLMEZ YAKLAŞIMLAR; ZEHİRLİYOR HALKLARI SANKİ HAKLILIKLARI VAR GİBİ! .
BEN; KİTAP ANLATILARINDA, ULU DOST SESLENİŞİ ARASAM: “BİZDEN ÖĞRENDİN SEN” DERLER! .
TÜRKÜLER BESTELEDİRLER “BAK İTE HELE” Diye: KİTAP OKUYANA KUSUR BULDULAR, EY DOST! .
..
Hayallerin seni yolda bıraktığında,
Kullanacağın yedeğin değilim.
Ben duvardan duvar çarpılacak,
Oyuncağın değilim.
(06/04/2005, Çarşamba, Kozyatağı)
..



