Bir ses ve nefes
Ay’a fısıldadı
Sarnıçlardan çığlık çığlığa sesler yükselirken karanlığa doğru
Kanatlandı gökyüzü
sisler düşerken yüzlere
Kalp çarpıntısı
Kuş cıvıltısı nahoş gönül aymazı
Naralar yükseldi karşı mahalleden
Alnına düşen perçem
Yüreği çıkacak göğüs kafesinden
Kan ter içinde bir sokak kedisi
Ufukta, henüz onyedisine basmamış genç
Süzülürken evine
Evlerin gözleri ışıl ışıl
Meraklı mı meraklı hayta pencereler
Ve kısrak atın nal sesleri geceye imtihan
Tok tak, tok tak, tok taki tok tok taki tok
Bağlar atının dizginlerini adam
gece bitap düşer adımlar
Yavaş yavaş süzülür gölgeler
Bir adamın karanlık eli
Uzanır kadına gölgesi
Düşer bir gölge serilir yere
Kaçarken başka bir gölge
Sokak lambaları gardiyan
derinden ızdırap kaldırımlarda
Gece mahremidir hayat
Son tangoyla kırmızı papuçlu kadın
Loş sokaklara dalarken
Acının çığlığı yükselir göğe
Sonra sessizliğin hükmü kol gezinir
Dudaklarına sürdüğü kırmızıdan ruj
Katrandan kara saçları düşer perçemi yüzüne
Ölümün sesi tiz tiz
Sarı sayfalara yazılır kaderi
Nefes ve fısıltı çarparken boşluğa
Ey hayat şavkın dehlizlerinde kaybolmuşsun
Ufuklar matemin
Geceye çizdin mi resmini hayat
Kum saati denizinde
Ey hayat!
Çarkıfelek misin?
24.05.2025
Arzu Altun
Kayıt Tarihi : 1.7.2025 16:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!