Ey yoklukta bile kardeşini düşünen,
üç kıtaya hoşgörüsüyle nam salmış,
Diyergam millet!
sana hiç yakıştı mı bu yaptığın zillet!
hiç olur mu?
kalbimin kalbiyle buğzdan başka bir şey gelmez ki...
O günahıyla buzdan demirler döven ellerimden...
kimilerinde mal,mülk,israf,zenginlik
kimileriyse fakr u zaruret içinde,açıktalar
bir çarığa muhtaç bu insanlar!
Ey çarıkla koskoca bir devlet kuran asil toplum
insana yazıklar olsun dedirten bu kurum,
alçaklık altında eziliyor,vicdanlar bir kömür kurum...
bir baba gördüm mezar içinde,
bu mezarda emek vardı
farklıydı diğer mezarlardan
oğlunu arıyordu baba,çok şerefliydi,çok mahzun,
çok onurluydu ama çok üzgün...
delikti ayakkabıları,
aslında o ayakkabılar delik değil
delik olan insanlık vicdanıydı,
o delikten dünyanın son merhamet damlaları akıyordu,
o delikten insanlığın düşünce duyusu boşalıyordu
babam yoruldu ama pes etmedi
yoktu onun güçlü imanında geri dönmek
"ALLAHU EKBER "diyerek tek yardımcısına seslendi...
işte baba işte, oğlun burada
parlıyor aziz naaşı,
bir Ulubatlı kadar nurani
bir bedir aslanı kadar feyzi gülümsüyor babam,
BABA! Sanki senin oğlun
kosavoda bir murad neferi,
sanki senin oğlun kutlu Nebinin bir mücahidi...
Kayıt Tarihi : 22.3.2015 12:06:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!