Sessiz kalışlarım, acılarımın dünyaya bakış açımı değiştirmesinin çaresiz sonucuydu. İstemez miydim ben de dile getirmeyi, istemez miydim söküp atmayı yüreğimden acılarımı. İsterdim elbette, istiyorum da. Olmadı dostum.
Hayat denilen şu oyunda yenik düştüm. Zamansız ayrılıkların yükünü kaldıramaz oldu yüreğim. Biçare savurdum bedenimi; bir şehirden başka bir şehre, bir kadından başka bir kadına...
O kadınlar ki; sevdasızlığın buruk yalnızlığında, kendini başka sevgilere esir bırakmış. Biçare benliğini kaybetmiş, tertemiz bedenini kirleten haz düşkünü tenlerde...
( Yarım Kalanlar Sami Aslan)
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta