Doğan her güneşin üzerine, hasretiyle perde çeken
Kanla sulanan gönül toprağıma, kahır tohumunu eken
Seni benden, beni ise bu dünyadan eden
Sen oldun be gülüm, canımın içi, can özüm
Kasvetli bir gündü, izine düştün servetin
Zamana yenildi umutların, tükendi bak şehvetin
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman



