Merhaba canım arkadaşım, nasılsın görmeyeli?
Tam aradan yirmi iki yıl geçmiş, dile kolay!
Umarım hatırlamışsındır, ortaokul sıra arkadaşını.
Hatırlarsan, kan grubumuz bile aynıydı, (0 RH (-)) .
Ben unutmadım, unutamam da, yaptığımız yaramazlıkları.
Hayret! Aynı şehirde yaşıyoruz ama hiç karşılaşmadık seninle.
Kader yıllar sonra sanal bir ortamda, tekrar bizi karşılaştırdı.
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




güzeldi tebrikler.
Güzel şiir gibi bir mesaajdı kutlarım!!
Gayet hoş, şiir gibi mesaj olmuş.Kutlarım.
Merhaba canım arkadaşım, nasılsın görmeyeli?
Tam aradan yirmi iki yıl geçmiş, dile kolay!
Umarım hatırlamışsındır, ortaokul sıra arkadaşını.
Hatırlarsan, kan grubumuz bile aynıydı, (0 RH (-)) .
Ben unutmadım, unutamam da, yaptığımız yaramazlıkları.
Hayret! Aynı şehirde yaşıyoruz ama hiç karşılaşmadık seninle.
Kader yıllar sonra sanal bir ortamda, tekrar bizi karşılaştırdı.
Ne kadar sevindim, mutlu oldum, bilemezsin.
Seni yıllar sonra tekrar gördüğüme inanamıyorum…
Uygun bir zamanda, yüz yüze görüşmek isterim.
Mümkün olursa eğer, eskileri konuşuruz, dertleşiriz ne dersin?
Sayfandan okudum, yeni evlenmişsin, Allah mutlu etsin.
Beni sorarsan, on bir yıl oldu, evleneli.
Bir kızım, bir oğlum var, ellerinden öperler!
Neyse uzun uzun konuşuruz, en kısa zamanda,
Kendine iyi bak, canım arkadaşım!
Ailene çok selamlar, görüşmek dileğiyle…
GÜZEL BİR MESAJ OLMUŞ KUTLARIM :D
Güzel bir mesaj, şiir gibi. Tebrikler. :) :)
Güzel bir duygu olsa gerek. Yıllar sonra arkadaşını bulamak.
Ne mutlu. TEBRİKLER.
Sizin kaleminizi okumak ayrı bir keyif veriyor insana. Keyifle okudum KUTLARIM :))
Çok içten, samimi ve şiirimsi bir mesaj olmuş! Tebrik Ederim.
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta