Dağlarım vardı zirvesine kar düşse, bulut değse gördüğüm.
Binalar önümde: açılmaz perde, bağlanmış kördüğüm.
Topraklarım vardı; açarak bağrını tohumlar döktüğüm.
Şehre arsa, yol olmuş; üstünde demir atlar sürdüğüm.
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bahsini ettiğiniz kötülükleri bizlere reva gören gerçek bir medeniyet değil, mimi olmayan bir sistem yani deniyettir Mustafa bey. Bu bet durumdan kurtulmak istiyorsak, Allah'ın son hak kitabındaki ve Resulullah'ın sahih sünnetindeki kudsi düsturlara dört elle sarılmamız ve kendi medeniyetimizi teşekkül ettirmemiz lazımdır.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta