Yolcusun biliyorum…
ama bende biraz fazla kalsan diyorum…
Hiçbir şey düşündüğün gibi değil
Canan!
Duyduğun gibi değil…
Boz bulanık akar hayat dediğin
Siler süpürür
Sürükler götürür her şeyi…
Yıldızsız gecelerde ürperdiğini
Bilirim Canan,
Karanlığa sen harami dersin
Bilirim... Canan,
Sen geceleri hiç sevmezsin!
Bir masal vardı ya Canan
Bir Ayşegül masalı
Yaşlı bir kadın anlatmıştı
Yıldızsız gecelerde
Ayşegül’ün hıçkırarak ağladığını…
Aşk da sevda da sığıyor şimdi
Avuçlara Canan,
Bakma sen adının hala
Büyük harflerle yazıldığına
Yüz altmış karakterli telefon mesajlarına…
Canan, hani o Ayşegül vardı ya
Geçmiş zamanların gizemli kızı
Entarisi, mintanı;
Yanakları da Dudakları da
Kanım gibi kırmızı…
Dargınım ben bu şehre,
Canan
Seni hapsetmiş içine
Duvarlar soğuk, binalar gaddar,
İnsanlar yabancı…
İsyanım saçlarının teli kadar!
Ayşegül papatya fallarından
Düşüyor Canan
Senin avuçlarında aşk gizleniyor
Şehrin arka sokaklarında
Sessiz çocuklar büyüyor…
Hiçbir şey düşündüğün gibi değil
Canan!
Duyduğun gibi değil…
Boz bulanık akar hayat dediğin
Siler süpürür
Sürükler götürür her şeyi…
Bir şarkı duyarsın Canan
Nakarat hüzün,
Berceste hüzün,
Neşide hüzün…
O şarkıda sen beni görürsün…
05.08.2006
Cumhur BULUT
Kayıt Tarihi : 6.8.2006 19:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!