Hayattayım, yaşamak ne güzel şey.-Ordu-
Ben kılıcı kalemimle yenerim.
Işığımla parlatmayı denerim.
Çocukları canımdan çok severim.
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Her birinde papatyalar açacak.
Korkusuz günlere adım atacak.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Can Yoldaşlarım
Ben kılıcı kalemimle yenerim.
Işığımla parlatmayı denerim.
Çocukları canımdan çok severim.
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Her birinde papatyalar açacak.
Korkusuz günlere adım atacak.
Geleceğin yıldızları olacak.
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Bir adım atsalar yer gök iniler.
Elinde meşale, bilime gider.
Çalışmak, öğrenmek, sevilmek ister.
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Kocaman bir aşkla çıktım bu yola,
Sapmadım saptırmadım sağa ve sola.
Yürüdük birlikte, mutlu kolkola,
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Saçlarım kuğular gibi olsa da,
Çiçek açacaklar her an yanımda,
Yıldızım kaysa da karanlıklarda,
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Umut dolu bir şarkı var dilimde.
Bir gölgeyim çiçeklerin peşinde.
İster beyaz kalsın, ister yeşilde,
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
26 Kasım 1989
Suna Doğanay
HER DİZE OKUNUR BİR TAT BIRAKMAKTA.
SEVGİYLE SUNA HANIM.
AYRICA BİR 10 PUAN.
GÖKMEN
Şiirinizi kutlarım harika olmuş.
Sadettin Deren
Sevgin eksilmesin...yüreğine sağlık.
Umut dolu bir şarkı var dilimde.
Bir gölgeyim çiçeklerin peşinde.
İster beyaz kalsın, ister yeşilde,
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Yoldaş yüreğinden öperim yüreğin hep çiçeklerle güneşle eş olsun...
melek ayaz
İçten ve sevgi anons eder gibi...Kutluyorum...
Galiba ögretmensiniz ama olmasanizda cocuklari bu kadar sevmeniz beni menmun etti.(ben okulda calistigim icin onlara ASIK im) Veli Dalbudak (okuyamadim, ama okulda calisiyorum asci olarakda olsa )
Ben kılıcı kalemimle yenerim.
Işığımla parlatmayı denerim.
Çocukları canımdan çok severim.
Onlar benim can yoldaşım, güneşim.
Çocuk sesi olmayan bir yerde hayat var mıdır?
Tebrik ediyorum Suna Hanım...
Sevgiyle...
Ablacım senin gibi öğretmenlerimiz olduğu sürece sırtımız yere gelmez....Çocuklar derslerle birlikte sevgiyi de öğrenecekler sevgi dolu yüreklerden......Yüreğine, kalemine sağlık....sevgiyle öpüyorum, Dilek Çınar
Ögretmen ve sair yüreginizden dökülen dizeler harika.. Tebrik ve sevgim sizinle sevgili Suna..
Degerli Ögretmenim ne güzel şiirleştirmişsiniz,ögrencilere olan sevginizi,,,şahsınızda Tüm ögretmenlerimizi saygı ile selamlıyorum,,Ben biliyorum ki,dünyanın en zor işlerinden birisi ögretmenlik ve bizim ülkemizde bunu karın tokluguna yapıyorsunuz...Hepinizin mübarek ellerinden ne kadar öpsede yetiştirdiginiz çocuklar yinede haklarınızı ödeyemeyiz,,Kutlarım..Sevgilerimle.
Bu şiir ile ilgili 20 tane yorum bulunmakta