birer birer can veriyorken bombalar altında
İslam fıtratı üzerine doğ(urul)muş yavrular.
yokken, yoksunken bir yudum/bardak sudan,
bir lokma/dilim kuru ekmek, bir yardım elinden!
içelim biz, fahiş fiyatlı lüks otellerde kahvemizi
bacak bacak üstüne atmış, İslam'ı konuşurken!
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bak bu şiirinizi anladım işte Kamil bey kardeşim. Çünkü tam da bu fakirin anladığı bir dille ve ilgilendiği bir mevzu hakkında yazmışsınız.
Kaleminize, gönlünüze ve ilhamınıza bin barekallah.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta