Ben aşk diye pişmanlık taşıyorum koynumda
Pişmanlığı koynumdan çekip öyle gitseydin
Bir cuma akşamının ıstırabı boynumda
Tüm cumartesileri yakıp öyle gitseydin
Eyvallah gidecektin, sağır sultan da duydu
Bir gülseydin, baharı muştulardı, çok muydu
Gidecektin, amenna, onca hatrım yok muydu
Son bir kez gözlerime bakıp öyle gitseydin
Cümle, dilbilmezliğin açlık oruçlarında
Kelime, lisanımın tutuşan uçlarında
Aklımı baştan aldın, kalbim avuçlarında
Ciğerimi yerinden söküp öyle gitseydin
Cana ateş bulaştı, kan değdi kurt dişine
Bedenim aynı yerde, gönlüm düştü peşine
İyi de başucumda gözlerinin işi ne
Son bakışına kurşun sıkıp öyle gitseydin
Yine bulutlandı ay mevzu nedir, derin mi?
Gözyaşın gururdan mı, dökülen kederin mi?
Gözlerin mi yıldıza benzeyen kaderin mi?
Son bir kez Gökyüzümden akıp öyle gitseydin
Gideceksen öyle git ne yaşanacak bil de
Sabiler aç kalacak, türkü sönecek dilde
Kuraklık can alacak yedi asır bu ilde
Buluttan son yağmuru döküp öyle gitseydin
Şakağımın ucunda bir eşkıya yaşıyor
Ademin derdi için aleme sataşıyor
Akıl ziyandı hatta sabır taştı taşıyor
Son sabir kalesini yıkıp öyle gitseydin
Gitmek bir eylem değil bir suskudur nazenin
Gitmek musalladaki keşkesi cenazenin
Bitti şiir... Derdi ne çırpınan şu dizenin?
Kalbimde ne işin var? Çıkıp öyle gitseydin
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 06:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!