Senin sevdan bu kadarmış, bu kadarmış cân cân
Ne bir haber salarmışsın, ne sorarmış cân cân
Aşk meydânında virân oldum, gönlüm bir harâbeydi
Gam hançeriyle vurdun beni, ben bağrının kırığıydım cân cân
Mecnûn oldum çöllerinde, gezdim gezdim yâr diye
Şem’-i hüsnün yanar idi, düştüm âh u zâr diye
Bir bûseye ömür verdim, sensiz geçen her demde
Ben derdinin dîvânesi, sen naz ile var diye cân cân
Geceler hicrânla doldu, ay karardı üstüme
Ney misâli inledikçe, köz döküldü kastıma
Bir gül idin bağ içinde, ben bülbül-i şeydâ idim
Hazân vurdu ömrümüze, ayrılık düştü yastığıma cân cân
Sözlerin zehr-i kederdi, içtim içtim kan oldum
Bir bakışınla bin kere hem dirildim hem soldum
Dîvânelerde adın kaldı, ben hâlimi gizledim
Aşk ateşin kül eyledi, ben gönlünün yarasıydım cân cân
Bir gün olur felek döner, sen de beni anarsın
Virân kalan şu gönlüme gizli gizli yanarsın
Kul Ortak der bu sevdaya, sabr ile boyun eğdim
Sen pişmanlık çerağında geceleri ağlarsın cân cân
Nakarat
Ölümüydüm dirimiydim, sensiz derde büründüm
Bir ateştim köz içinde, yandım yandım kül oldum
Sen gül idin ben bülbüldüm, figân ile süründüm
Gözyaşınla yudun beni, ben elinin kırığıydım cân cân
KUL ORTAK
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 19:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!