CAM ve SIR
Birlikte ama paramparçaydı.
Her bir parçası ufacık bir kum tanesi.
Üst üste, yan yana, alt alta…
Belki her bir parçacığı aslının ufacık bir kırıntısı.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Ayna olmak için her cama bir sır, her sırra bir dost lazım.
çok güzel bir anlatımdı hocam kelamınız kaleminiz daim olsun
Amsterdamdan sevgi saygı selamlar Hayırlı ramazanlar Allah tekrarına kavuşmayı nasip etsin inşallah
herkesin kendine dost bildiği aynalar. Kum, cam ve en sona sır. gerçekten kumun cama dönüşmesi hayrete düşürecek bir olay. Yaşadığım yerde "Paşabahçe"nin cam imalatı yapan bir fabrikası var. çalıştığım zamanlarda, her dönem öğrencilerimi oraya geziye götürüp camın imalatını gözleriyle görerek, işlemleri gözlerini şaşkınlıkla açarak izlediklerini görürdüm. hele "çeşm-i bülbül" üretimi bambaşka bir olay. bundan sonrası aynaya gelirsek, sanırım sırra kadem basmak olmalı. güzel bir anlatımla harika bir şiir okudum kaleminizden. Emeğinize, yüreğinize sağlık.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta