Yıldızlar kadar uzak, bir nefes kadar yakın.
Yüreğimde bir yangın, göğsümde bir ağrı var.
Gönlümde yeşil bahar, bahçemde en kara kış,
Kâh mutluluğa davet, kâh ölüme çağrı var.
Bazen öyle uzakta bin ışık yılı kadar,
Bazen o kadar yakın, bahçemin gülü kadar.
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Gerçek...davet ve çağrı...
hayatın gerçekleri bunlar...
Ne kadar güzel ifade etmişsiniz Sevinç hanım...
Her dörtlük, dört dörtlük..
tebriklerimle
SEVGILI GONUL DOSTU SIIRIN GUZELOLMUS SANKI BIR YERLERDE OKUMUS GIBI HISSETTIM KENDIMI, BAZI HATALAR OLMASINA RAGMEN YINEDE 10 PUAN VERDIM SIZE BASARILAR DILIYORUM....
tanıdık bir kalemden güzel bir çalışma/güzel bir şiir
türkü tadında bir şiir okudum KUTLARIM
Ne kaçışım anlamlı, ne dönüşlerim çözüm.
Fırtınalar içinde çalkanır durur özüm.
Bu kronik sevdada artık kalmadı gözüm.
Kâh mutluluğa davet, kâh ölüme çağrı var...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta