Bengaleş'ten geliyorum,
Başım toz toprak, tam bir bemgılım
Raylarda cesedim.
Elime bakın, ayasına yazılanlar
Alın yazım, yüz karam
Badem gözlü evlatlarım
dağlardan ötedir öne eğilmezlerin düşleri
her göçmenin bir göçmen kuşu olmalı omzunda
alıngan ve dal kımıldasa üşüyen,
hüzünlü yüze ağlayan.
Kaldırın başınızı bakın
ne güzel bir akşam, tabureler dolu
gözler ışıltılı ve kokulu.
Ama diyeceksiniz ki,
devlet memurunun
Böyledir işte kırgınlıklar
soğan kokar nefesi,
avuçları sızlar insanın.
Dili var, gözleri var
şu kadar umudu yoktur
Tamı tamına 48 saat
gözlerim sularda
Marmara dalgasız
yürüyorsun suların üstünde
Marmara silme sen
gözlerin deniz mavisi
Kollarımla bulutları
güneşi ve yıldızları
kucakladığım gün
bir pazarcıya kaçacağım
bir işçiye, bir memura
bir gece bekçisine
Alışırsın, bana da alışırsın
ben iki de bir
seni düşünürüm
seni kollarımda
seni soframda
seni balkondan balkona
Gelen bahar mı,
O zaman açın kapıyı pencereyi,
Gardolaba birkaç askı daha asın
Neftalin alın çarşıdan, pazardan
Bir hatır kahvesi koyun cezveye
Sıra geceleri çalsın radyonuz
Aklımda kör ceviz, beşiğim,
Hala gidilecek yollar, durulacak duraklar
Aklımda dün, geçmiş zaman, duvara dönük yüzüm
keyif çatacağımız güneş batımları
bir kıyısında bir denizin.
Sana aşk şiirleri
yazamadığım için
üzgünüm.
Dün asılıydı yarım bir ay
göğe, göğün ortasına
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!