Bu henüz cümlesi tamamlanmayan bir dünya sevgilim
İçinde güvercinlerin
ve atlı karıncaların dolaştığı bir gökyüzü bulaştı bana
Ben, ucu bucağı olmayan kör bir bıçağın ucundaki
derin yarayım
Sense, koca ayaklarınla üstüme basan
bir hoşçakal
gibi duruyorsun orda
Yüzümden acımasızca geçen gençliğimi hangi çiçeğe anlatmaya kalksam
Yağmura köşeden bakan bir cam kenarım oluyor aynı zamanlarda
Bazı şeylerin tesadüf olmadığından bahsediyorlar
Sonra bir uzaklık düşüyor araya
Ve öyle sanıyorum ki, ayaklarımla gökyüzüne yürüme fikrinden
pek hoşlanmıyorum
Yatağıma senden önce yayılan sesin
Tenimde ki
buz yığını ile sevişti günlerce
Dişlerimde hala kereste izleri
Biliyorum bundan sonra
Okul sıralarında ağlayan bir çocuğu oynayacağım
Herkes gibi kareli bir defterim olmayacak
Uçuş uçuş eteklerinizden,
Kumalık bir serüvene dönen sevgilerinizden bahsetmeyeceğim kimse
İkinci durakta beklediğim
o son ayıpla
sıkıştırılmış
Bir kaç yolcu da geçecek arkaya
Önlerde düğmesiz pantolonlu adamlar
Ve sararmış parmaklarında soğuk
yolcular olacak
Bitmiş sıgara paketleri ile sırıtarak
Geçecekler ön koltuğa
Radyo tiyatrolarını anımsatan yüzünü ikiye ayırdığım koyu renkte
perdelerim olacak
bütün cümlelerimin yarım kalmış halini
Tamamlamak da
kolay olmayacak
Biliyorum
Biliyorum
Ucuza gideceğim
Sevmenin o yarı çıplak halini
koyu bir laciverle boyadığım yüzüme anlatmak kolay
olmayacak
İncinmişliği alıp elime kimseye gösterememe gibi bir derdim var kendimle.
Yağmur inceldikçe
İçeriye doluyor gökyüzü
Bana, gün yüzünü göster..
Özge Özgen
Özge ÖzgenKayıt Tarihi : 24.3.2022 01:34:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!