Suskun bir kelime var ta kuyumun dibinde
Ellerim sunmuyor tutup çıkarmaya belki günün birinde..
Verir feryadını isyan eder suskunluğa esir yerinde
Dudaklarım kilit vurmuş özgürlüğün seherinde
Alevinde yanmak gibi volkanın külüyle
Sırrı gibi çiçeğin dikeninden uzak gülüyle
Ender bir prenses misali erişilmez duvağıyla-tülüyle
Nalan olmuş bütün sözcükler söylenir kendi diliyle
İndiğimde derin kuyuma bir yudum su diye
Sessiz ve suskun bir kelime kalıyor geriye
Endişelerim var bu can küser tendeki deriye
Vesveselerim esir aldı beni ben döndüm deliye
İrademi esir ettim vurdum dizgini çektim gemi
Yakayı ele vermek üzere bizim batacak gemi
Olasılığı kalmadı bir kahvenin hele çayınsa demi..
Reva görseydin bana cehennem yerine cenneti iremi
Umudum var hala sözcükler dil verir diye
Melekler gelir de bir gün bir gül verir diye
Dudaklarıma yalvardım suskunluğa bir yol verir diye
Esaret bekçisiyim özgürlüğe gizli biri el verir diye
Serap görmedim lakin hayallerim düşlerim bitmedi
Ender gördüm enderlerim ona hiç yetmedi
Mahkumum desem masum halimle felek hür etmedi
İçimdeki ben böylesine BÜYÜK BİR DAVA GÜTMEDİ
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta