Senin büyük olduğunu söylediler.
Beni sev diye geldim büyük adam!
Senin adın yüz bin harfe bölünerek zerrecikler halinde yeryüzüne yayılır ve nesnelere ad olurmuş.
Tadında artık hiçbir dükkanın satmadığı çocukça bir kuruyemiş tadı varmış, kokunda en içli kokular; şimdi kimbilir nerede oyuncaklarımızın eve ilk geldiği günkü kokusu, kapatıldığımız rutubetli dolapların kokusu, tuzun ve yazlık evin kokusu.
Sokulgan, işveli parmakların, seğiren kaslara iyi gelirmiş.Ellerin şifalı otlar soyundanmış.Gümüş kaplarda toplamak için kocakarılar dokunduğun duvarları kazırlarmış.
Bakışlarına ad koyulamazmış.Kedileri ürkütürmüş gözbebeklerindeki balıklar.
Bağbozumunda üzümleri didikleyen küçük kuşlar, gülüşlerine dadanmışlar.
işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta