Seni yeşil bir sofra örtüsü gibi Uludağ'ın yamacına serenlerden biri de ben olsaydım
Kalende Osmangazi'nin yolunu gözleyen bin yıllık mermer
Kapında akıncıları kucaklayan bir eşik de ben olsaydım
Senin toprağında ninemin çatlamış topuklarından gözyaşları akar
Ulucami'de Kuran okuyan kör hafızın gözündeki yaş da ben olsaydım
I
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!
Devamını Oku
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta