Seni yeşil bir sofra örtüsü gibi Uludağ'ın yamacına serenlerden biri de ben olsaydım
Kalende Osmangazi'nin yolunu gözleyen bin yıllık mermer
Kapında akıncıları kucaklayan bir eşik de ben olsaydım
Senin toprağında ninemin çatlamış topuklarından gözyaşları akar
Ulucami'de Kuran okuyan kör hafızın gözündeki yaş da ben olsaydım
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta