Bursa'da mazi Şiiri - Ali Faik Bak

Ali Faik Bak
80

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Bursa'da mazi

Yeşil Bursaydı adı eskiden, sorsalar saatlerce anlatır,
Ahmet Hamdi"nin “Bursa’da Zaman” şiirini okurdum.
Uludağ yamaçlarından, lodos rüzgârına bağrımı açar,
Tophaneden, şehrin sembolü yeşil türbeye bakardım.
Ulu Caminin içindeki havuzlu şadırvanda abdest alır,
Evliyaların ruhaniyetiyle vaktin namazını kılardım.

Muradiye’nin, Hamzabey'in görkemli sessizliğine dalar,
Ecdadımla sohbet eder, medreselerinde tarihimi arardım.
Osmangazi ile Orhangazi hazretlerinin ortasında durur,
Ulu gazi ve istiklal savaşı şehitlerine fatihalar okurdum.
Emir Sultan hazretlerinin kabri şerifine huşu ile varır,
Üftade ve Somuncu baba hazretlerine selam ederdim.

Heykelde volta attıkta sonra, Altıparmaktan yürür,
Kültürparka gider, Özgende çay içer soluklanırdım.
Gölette sandal küreklerini çeken gençleri seyreder,
Çekirge Hüdavendigar Camiin de ikindiyi eda ederdim.
Mevlüdün yazarı Süleyman Çelebi’nin kabrine varır,
Yazmasaydın ne olurdu milletin hali diye sorardım.

Artık gülmek zamanı der, Hacivat ile Karagöze uğrar,
Fiyakalı bir selam çakar, onları perde de hayal ederdim.
Eski kaplıca havuzunda yüzer, göbek taşına uzanıp yatar,
Bursa havlusuna sarılıp biraz uyur, çay içer dinlenirdim.
Yüzleri al al olmuş güzel Bursa’nın güzel insanlarına,
Sıhhatler olsun ağabey der, hal ve hatırlarını sorardım.

Bursa'nın şehir dışına açılan kapısı santral garaja iner,
Eskiyi canlandırmak adına Faytonla mahalleye giderdim.
Komşu anne sohbetlerini keser hal ve hatırlarını sorar,
Arkamdan beni övdüklerini duyar, duymazdan gelirdim.
Mahallemin güzel kızlarının camdan baktıklarını görür,
Görmezden gelir, birine sevdalı öbürlerine bacım derdim.

Hatıralar maziye, şehrin güzellikleri de tarihe karışmış.
Sokakların da özgürce dolaştığımız şehir adeta gitmiş.
Bakkal Hüseyin amcanın yerine süper marketler gelmiş.
Paranız olunca verirsiniz diyen manavımız da kalmamış.
Artık, komşu anne acıktık diye kapı ipini çeken yokmuş,
Salçalı ekmeği İskender kebap gibi yiyen de kalmamış.

Bir zamanlar bu şehrin sarhoşları bile bir başkaydı,
Sokağına yaklaşınca başı önde sallanmamaya çalışırdı,
Yaptığı günahı bilir, kurtulacağının ümidini taşırdı.
Eski insanlar, yiyip içtiklerini ayıp diye anlatmazlardı.
Şimdiki insanlar, her yediği haltın resmini paylaştı.
Günahıyla övünüp yaymak, marifet ve çağdaşlık sayıldı.

Artık ne ipini rahatça çekip açabileceğimiz kapılar,
Ne kebap niyetine salçalı ekmek ikram eden anneler,
Ne cilli oynayan çocuklar, nede oynanacak sokaklar,
Köyünden ve kasabasından kopup gelen göçmenler,
Bursa artık metropol, büyük şehir oldu belediyeler,
Benimse aradığım mazide kalan eski masum haller,

Ali Faik Bak
Kayıt Tarihi : 6.8.2022 19:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


(16)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ali Faik Bak