Burası dünya ve sen yoksun.
Hatırlamıyorum son sevincimi,
Nerede ve ne zaman kaybettim talihimi?
Ne için yenildik anne?
Yoruldum beklemekten; hiç gelmeyecek olanı.
Burası dünya ve sen yoksun.
Yokluğuna bir ağıt yaktım,
sessiz bir arya okudum kimsesizliğimize.
Bağırdım, duyuramadım sesimi kendime.
Anne! Bari sen duy beni yitip giderken,
kaybedilenlerin ardından.
Burası Dünya ve sen yoksun.
Acıdan dağlar yükledim sırtıma.
Nereye olduğunu bilmediğim bir yoldayım, ayaklarım çıplak.
İnsan bir acı katarı mıdır anne?
Ah! Bir hatırlasam yüzünü,
elbet yolum seni bulacak.
Burası dünya ve sen yoksun.
Zamanın anlatmadığı bir şeyler olmalı.
Seni anlatmalı, senin güzelliğini...
Dağlara, kırlara ve gökyüzüne.
Eski bir yaraya yeniden kan akıtmalı.
Şaşırtmalı acıları,
Çarmıha gerilmiş Muhammed,
Taşlanan İsa,
Kızıldeniz'i ikiye yaran Firavun demeli.
Yusuf'un kardeşlerini attığı kuyudan söz etmeli;
Yıkmalı bütün doğru bildiklerimi.
Bana yeni doğrular anlatmalı.
Eskileri silmeli zihnimden.
Irak'ın Amerika'yı işgalinden bahsetmeli,
Filistin'in İsrail'i bombalamasından...
Her şeyi anne, her şeyi değiştirmeli.
Yeni bir dünya kurmalı.
Burası dünya ve sen hep var olacaksın demeli.
Ali Fırat ÇALIŞGAN
Ali Fırat ÇalışganKayıt Tarihi : 26.04.2026 16:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!