Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Seni sevdim aslında; Bir ırmak gibi geldin, çöllerime.
Hayattan, bir enerji kalmadı bana; Senden başka.
Seni, aklımda taşıyorum. Kalbimde değil.
O adam öldü, öldü.
O adamı sen öldürdün.
Seni Kalbimden sevdim, haketmemişin.
Hâlâ seviyorum, hâlâ hasretinden tutuşuyor; Yangınlar yanıyor, Ey Gönül!
Sen, karanlık odamda; Işıktın bana.
Gözüm görmezken, deynektin bana.
Artık İstanbulda, bulamadım seni.
Bulmak istemiyorum.
Seni her sabah kalktığımda, düş ...



