(Zekeriye Efiloğluna)
Türlü türlü halı, kilim olmuşlar;
Dikenden toplayıp eğirdiklerim.
Garip mekânlara seyis olmuşlar,
Elinden tutarak kayırdıklarım.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




YÜREĞİNİZE ,KALEMİNİZE SAĞLIK ÜSTADIM..ANLAMLI ŞİİRİNİZİ KUTLUYORUM..SELAMLAR
tebrikler abi yüreğine sağlık alkışlıyorum
ÜSTAD,
DÜNYAYA BİTİŞİK PENCERELERDEN BAKANLARIZ.
AYNI TİPLERİ BEN ŞÖYLE İFADE ETMİŞTİM:
Hakk ile hakikâte, gözlerini kapatır.
Bunlar ne dostluk bilir, ne de dinlerler hatır.
Kimi sütçü beygiri, kimi inatçı katır.
Senin eşek bunlara, nal çakar Hamo Dayı.
TEBRİKLER.
SELAM VE DUA İLE.
Hep zarar verdiler güzel ülkeme,
Adam olsun diye ayırdıklarım.
AH AYAZ'IM AH,NE GÜZEL DEMİŞSİN,NE GÜZEL İFADE ETMİŞSİN,BENİMDE DİLİME ŞU DÖRTLÜK DOLANDI.
ODUNLARI ADAM ETTİK SUÇ BİZDE
BEYİNLERİ AKLA MUHTAÇ AÇ BİZDE
BU ÜLKEYİ YAĞMA EDEN KAÇ BİZDE
SAYISI ÇOK SAYILMIYOR AYAZ'IM
AÇIK AÇIK YAZILMIYOR AYAZ'IM
Selam ve dualarımla.
Türlü türlü halı, kilim olmuşlar;
Tikenden toplayıp eğirdiklerim.
Garip mekânlara seyis olmuşlar,
Elinden tutarak kayırdıklarım.... ..Acı gerçekler şiirinizde can bulmuş bence..Tebrikler..Işık Erden
'Bunları sorupta sakın kim deme,
Soframda mezeler en son dübleme.
Hep zarar verdiler güzel ülkeme,
Adam olsun diye ayırdıklarım. '
Yüreğine kalemine sağlı. Dizelerinden dolayı önünde eyiliyorum. Sizinle hemfikirim.
Ölçüyle süslenmiş, manası güzel, anlatımı akıcı şiir tadında bir şiir okudum. Bir tam puan da benden...
çok hoş, çok manidar bir eleştiri ve sitem...
er kişi
haddini bilmeli
vefalı olmalı
gönlünü bir onarmalı
arkasına dönüp bir bakmalı
ne oldum delisi olmamalı
kıymeti kendinden menkul de olmamalı...
tebrikler,selam ve saygılar üstadım...Numan Şahin
Hoş bir serzeniş..sanırım şairin serzenişi ancak böyle olur..Kutlarım Sevgili Ahmet Ayaz..Melih BAKİ
İĞNELEYİCİ OLMUŞ
VARSIN OLSUN
VEFASIZLARA DERS OLSUN
KUTLUYORUM SELAMLARIMLA
Bu şiir ile ilgili 46 tane yorum bulunmakta