ne zaman sevmek desem bir tedirgin bulvar iti gecede
biraz müzik biraz içki ve çok çok resim
kim sarmalar bu bebeği
kimler taşır bu ölüyü belirsizliğe
nerelerde kalır gözüm/nerelerden döner sesim
bu ne biçiim hayvan ki bu/beslenir acılardan
tohum atar kuşaklara kan göllerinde
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




dünyanın en büyük iki kapitalist ülkesi olan ingiltere ve amerikanın en önemli üniversitelerinde marksizm ayrı bir bölüm olarak okutulur ve süresi üç yıldır. marksizm sadece ideolojik bir tavır değil bir iktisadi modeldir. bu dünyada hala parayla iş yapıldığı sürece markismin öldüğünü ancak onbeş yaşındaki ülkücü çocuklar iddia edebilir. ekonomi var olduğu sürece yani iktisadın temel sorusu olan 'insan istekleri sınırsız fakat dünya ni
metleri sınırlıdır ne ne kadar paylaşılaçaktır' sorusu reel olarak hala insanların önündeyken bir ekonomik modele öldü demek akademik bir bilgiden yoksun insanın görüşüdür. ki ekonomide kendi içinde bir bilim dalıdır. bilim de fikir ölmez çürütülür ve hala iktisad denilen kavram varsa merksizm ölmemeştir. ve bugün güney amerikada bu sistem uygulanıyorsa nasıl ölmüş olabilir. diğer yandan marksizme ölmüş diyen bir insanın başta das-kapital sonra marks ve anarşistler sonra engelsin anti-duringi sonra londonun demir ökçesi. hatta afrika tarihi. hatta avrupalı devletlerin nasıl olupda bu kadar zenginleştiği ve hatta dünyanın en değerli madeni olan altının çıktığı günet afrika nasıl dünyanın en fakir yeri olabildiği hakkındaki tezleri bilip bunları çürütecek bir tez üretmesi gerekmektedir(bakınız huntington'un medeniyetler çatışması bkn: fukuyamanın tezleri bkn:mahir çayanın tezleri). ben bir komünist olarak tüm islam aleminin geçmiş kurban bayramını en içten dileklerimle kutluor ve başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyorum. saygılar...
eee, hayat kısa muzaffer abi.
Akıl,duruştadır,yaşta değil sevgili L.SAYIM.
Eleştiri şiiredir. Bunu niye bu kadar erken öğrendin sen?
Yahu ulviziya rumuzlu insan soldan sağdan başka bir şey bilmiyor mu? Marksizm ölmüş diyor peki müslümansa niye ölünün arkasından laf ediyor =) Şiiri sanatın bir parçası olarak görüp, nesnel davranamıyor mu? Önce şairin sağdan mı yoksa soldan mı olduğuna bakıp öyle mi karar vermek lazım okuyup okumamaya? Ah herşeyi birbirine boca eden halkım benim. Ne olur bana da bir şiir yaz ulviziya =)
bir yozlaşmanın hikayesi dile getirilmiş şiirde...
Beylik sözlere hiç gerek yok ben vuruldum bu dizelere... Büyük ustad yine kendine yakışanı yapmış. Saygıyla anıyorum...
senleştirip giriyorum koynuna gecelerin
senleştirip açıyorum gözlerimi sabaha
bir şey eksik biliyorum bir şey artık sen değil
şafak diye söken sendin sendin gülen penceremde
çayımdaki bahçe sendin içkimdeki bulut sen
içimdeki kuş sürüsü çabamdaki arılardınnere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
sen sahi niçin yoktun
SEN
SAHİ
NİÇİN
YOKTUN?
Çok güzel imgeler içinde içinde seyreden bir yolculuk ama öyle bir yolculuk ki ne gidilecek yerin ne de geldiğimiz yerin hatırlandığı sancılı bir yolculuk.Beni en çok üzense şiirin sonunda ağzımızda kalan tat; evet, neydi o ?, ne hakkındaydı okuduğumuz ? sorusu. Yani kendi içinde debinen,kendi içinde lastik gibi uzayıp kaybolmuş bir şiir.Bence ,üstadın daha güzel bir eseri yer almalıydı burda.
Solcu,zapdetmiş,akakı...
Derede kurmuş pusular...
Âbın yoktur kandan farkı...
Kıpkızıl akıyor sular...
''Yoluna ;can,baş koyduğum''
Az bulup,yeyip,doyduğum...
''Ey güzel ülkem,''diyerek;
Kırıp döküyor,her şeyi,
Gül eziyor, çiğneyerek...
Gösteriyor süksesini...
Yükseltip çokça sesini...
''Bulvar itiyiz'' diyerek,
Anlatıyor kendisini...
Fikir bozuk,imlâ bozuk...
Yalnız;YANLIZ olmuş,yazık...
Soru soran bâzı mi'ler ;
Kelimeye kakmış kazık...
Marksizm;ölü,kaç senedir...
Sıkıysa,çok kötü dedir...
Hâlen daha tapanı var ;
Cehâletten midir,nedir ?...
Hep isyanda kıpkızıl rûh...
Sen de birleş,ol bir gürûh...
Kırmızı sevmek iyi de ;
Kan akıtma,olma mecruh...
Kirli oluklardan akan ;
Kanlı,bulanık,bozuk su...
Kâbus görür ona bakan ;
İçenin,artar kâbusu...
Yokluk zamanlarının insanda bıraktığı derin acı harika dizelerle can bulmuş,konuşmuş..''Haziranda Ölmek Zor 'diyordun usta,öyle başkalaştı ki dünya şimdi ölmek çok kolay,bu dünya ve yaşanılanlar karşısında hergün ölüyor insan olan..saygıyla.
binlerce göz binlerce yüz binlerce biçim
aradığım yerde yoktun sormadığım yerde var
etimdeki acı sendin kanımdaki kuşku sen
nere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
sen sahi niçin yoktun
SEN
SAHİ
NİÇİN
YOKTUN?
O'nu bilmem ama siz hep varsınız aramızda büyük üstat!
kahveyi pişiriyorsun taşırıyorsun
çatalı kaşığı düşürüyorsun
kollarını kaynar suda pişiriyorsun
nedendir de güzel gözlüm nedendir...
daha bugün kahveyi taşırdığımızda KIZILKUĞU adlı kitabınızda yer alan NEDENDİR adlı o çok sevdiğim şiirinizin ilk kıtasını anımsamıştım birden bire...
ve böylesine güzel bir gecede Hasan Hüseyin'i anmanın hazzını yaşıyorum şu an...
'ozan der ki bir kavgaya kul oldum,
açtım dostun bahçesinde gül oldum,
türkü türkü dizin dizin dil oldum
ondandır da güzel gözlüm ondandır '
diyerek dost bahçesinde güller açtıran üstadımızı saygı ile anıyorum bu değerli paylaşımın önünde...
ruhu şad olsun!
şiirler yaşadıkça yaşasın Hasan Hüseyin'ler...
Bu şiir ile ilgili 28 tane yorum bulunmakta