Bulut’ların gözyaşları
henüz bitmedi,
çünkü bazı ağlayışlar yarım kalmaz,
sadece derinleşir.
Gökyüzü bugün biraz daha ağır,
mavi, yükünü taşıyamıyor sanki.
Bulutlar, adını kimsenin koymadığı
bir kederi sürüklüyor ufuk boyunca.
Rüzgâr konuşmuyor,
sadece omuz silkiliyor dağlara,
ağaçlar susuyor
çünkü bazı acılar anlatılınca eksilir,
bazıları anlatılınca büyür.
Göğün bağrında saklıdır kadîm bir âh u zâr
Bulut ağlar semâ titrer susar rüzgâr u yâr
Bir mâvi yüklenmiş gamı taşır geceye
Kader damla damla iner yüreğe düşer her bâr
Bulut’ların gözyaşları düşüyor toprağa,
yağmur demeye utanıyorum buna;
bu bir ağlayış,
bin yıllık bir iç çekiş.
Her damla,
insanın insana bıraktığı bir iz gibi,
soğuk, sessiz, derin.
Rüzgâr dilsiz dağlar sağır ağaçlar mahzun
Söz söylenmez kimi acı büyür olur efzûn
Bulut döker sırrını toprağın alnına
Her damla bir ömürdür sessiz ve mahkûn
Bir çocuk gülüşü kalmış aralarında,
yarım bir dua,
annesi uykuda sanılan bir feryat.
Gökyüzü şahit,
yer yüzü alışkın.
Yağmur değil bu inen gözyaşıdır göğün
Bin yılın sızısıdır saklıdır her öğün
Bir çocuğun gülüşüdür kalmış arada
Bir ana duası titrer uykuda sanılan hüzün
Şehirler betonla örtmüş vicdanını,
insanlar kelimelerle saklıyor korkusunu.
Bulutlar ise saklanmıyor,
olduğu gibi ağlıyor.
Ne filtresi var hüznün
ne de yalanı.
Şehir örtmüş vicdanı taş ile demirle
İnsan saklar korkusunu bin türlü kelâm ile
Bulut gizlemez hüznünü olduğu gibidir
Hüzün yalın gelir ne yalanla ne ilâm ile
Bazen düşünüyorum;
belki de yağmur,
insanın yapamadığını yapıyordur:
arınmak için ağlamak.
Dağ başında yalnız bir taş,
ovada yorgun bir ekin,
hepsi başını kaldırmış göğe.
Çünkü umut,
en çok yukarı bakınca hatırlanır.
Bir gün sel olur akar bir gün can verir gül
Bir gün mezar taşına düşer olur ağır bir kül
Aynı sudur kaderi ayıran vakit
Kime rahmettir nasip kime bitmeyen nükûl
Bulut’ların gözyaşları
bir gün sele döner,
bir gün çiçeğe can olur,
bir gün mezar taşına düşer,
Aynı su,
farklı kaderler.
Ve ben,
bu satırların arasında
kendimi arıyorum.
Islanmış bir kelimeyim belki,
ya da düşmeden önceki son damla.
Sona varırken gök sakin bulut hafifler
Ağlamak bir seferdir insan kendin bekler
Umut yukarı bakınca hatırlanır yine
Gözyaşı arındırır kalpte kalan yükler
Sona yaklaşırken
gökyüzü biraz daha sakin,
bulutlar hafiflemiş.
Ağlamak da bir yürüyüştür çünkü,
insanı kendine götüren.
Bu şiirin sonunda
bir isim kalıyor dudakta,
bir mahlas, bir iz, bir duruş:
— Kul Ortak'tır
Bulut’ların gözyaşlarına şahitlik eden...
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 22.1.2026 21:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!