Buldun mu nihayetinde kendini? Aradığım sen, sen oldun mu?
Hep demiştim ben sana; Seni Seviyorum, diye!
Bak! Oysa
sen, ısrarla itiraz etmiştin. ''Söze gerek yok'', derken aslında;
bende olmayan bir kalbin komikliğine beni, düşürüvermiştin.
Ve son tuluatını sergileyen bu mecnun; bu sahnede aşka değmeyecek
bir çift göze hasret büyüyecek, bir çift el tutuşmayacak! Ve bu uhde!
Ah bu yıpratmalar, bu boşluk, bu edinim;
Hasreti sabırla çekimli bir zaman, bir zaman ki o hep yarın
ve yarını hiç olmayacak yerdi gösterilen, canı cana tutunmayacak.
Sordun mu? Meşkûr bu yüreğin aşka yorgun hali ne ister?
Ne ile geçilmiş onca zaman getirmiş ki bu yaşa;
kavgalarca sökmüş dilini, sayfalarca yıpranmış, dökülmüş yongası;
kitaplarca dizilmiş bir adam, bir ömür rafında; ne ister ki!
Nihayetinde kendin okuyacak, yorulacaksın.
Hep bilindik ezberlerin inadı üstünde, o nazlı haline değdi değeli
o bilindik hallerin dar sokakları, alışılmışlığın çok dışında
kaldığın için mi? Ben çok sevdim seni!
Buldun mu nihayetinde kendini? Aradığım sen, sen oldun mu?
Oysa mutlu olmanın kitabıydı yüreğim;
''ön sözü sen, son sözü ben olan! ''
Ve ben her paragrafta; Seni Seviyorum, diye başlarım söze!
Öznesi ben, yüklemi sen olan bütün cümlelerde sıfatlar aşk'tı.
Aşkla bozalım ağzımızı, sövelim bir birimize, sayalım sevginin
o bilindik bütün icaplarını. Gel sevelim dövüşe dövüşe
kelimeler sevişsin, ya biz, ya biz olalım inat etme!
Kayıt Tarihi : 11.7.2014 01:14:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!