Mahsum bir çocuğun gözyaşlarında buldum seni.
Her damlasında şımartılmış sevgilerle buldum.
Özleminde kıvranan yüreklerde, çatlayan hayallerde
Ben seni kararmış mehtabın, nura bakan yüzünde buldum
Sevgiliye bakan gözlerde ki pırıltıda buldum seni
Annenin çocuğuna sarılışında, sevgisinde buldum
Mekanla zamana inat yakarışlarda, hıçkırıkların ulaştığı yerde
Ben seni yanmış yüreklerin suya kandığı pınarlarda buldum.
Düşlerken seni düşlerinde darmadağın yüreklerde buldum seni
En zifiri zindanların nurunla aydınlanan yüzlerinde buldum.
Aşk okunun saplandığı bedenlerin en narin yerinde
Sen düşünce sahneye perde perde, yaşaran gözlerde buldum.
Serin rüzgarlarla sürüklenen yaprakların ulaştığı yerde buldum seni.
Kanatlanmış kuşların uzadıkça uzayan menzilinde buldum.
Gariplerin sana ulaşmak için haykıran ümitlerinde
Umutsuzluk vadisinin cennete açılan kapısında buldum.
En güzel mısraların en derin manasında buldum seni.
Mana ikliminde açan güllerin müstesna kokusunda buldum.
Bir çocuğun rahmet deryalarına açılan ufacık ellerinde
Sevgiden başka hislere kapalı, tertemiz yüreklerde buldum.
Bir neyin, âlemin feryadına karışmış sesinde buldum seni.
Ay ışığının denize yumuşacık dokunuşunda buldum.
Küçücük bir serçe yavrusunun hızla alıp verdiği nefesinde
Yavrusu için çırpınan annenin telaşlı yüzünde buldum.
Gökyüzünden tane tane düşen kar tanelerinde bulduk seni.
Mevsim kış olsa da zamansız açan güllerde bulduk.
İnanmamış ruhların sönmeyen alevlerinde
Çöller yangın yeri, yangınınla çöllerde serinleyenlerde bulduk..
Kayıt Tarihi : 3.6.2010 10:54:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!