Ben kerpiçle beton arası bir paradoksun çığlığıyım.
Konargöçerliğin değişkenliğine uymayan bir asi
Maharetim laf söylemek, çenebazım yani
Çok taş yemişliğim vardır eski çağlarda
Hatta kendi ellerimle baldıran içmişliğim
İnatçının teki, bildiğini okurum.
Başıma buyruk ezilmişliği haykırdığımdaysa
Kendimi bir dergâha odunlar taşırken buldum.
Doğruluktur benim ilkem, değer yargım
İhanete uğradığımda sazımı alıp diyar diyar dolaştım
Çok sevdalı, âşıktım hep yarım bıraktım
Tenime ve çığırdıklarıma bakarak
Namına karaca dediler.
O gün bugündür öyle anıldım
Uymadım hiç bir düzene
Hak yoluna halk uğruna
Korkak dediler, korktumda ama şaşmadım
Padişahlar işitmiş olsa gerek söylediklerimi
Fermanların yazgısında buldum bir sabah kendimi
Tebaa isteyemezmiş, vazgeçmeye zorlandım.
Asilik vardı ruhumda öyle de yaptım.
Kaçtım lakin asla korkmadım
Dağları yurt edineli çok sular aktı
Asırlar boyu susarım sandım, değilmiş
En son benim sadık yârim kara toprak diyebildim.
Dünya gözüyle görmeden bir sazın telinde
Söylenip nefes oldum
Peki, kimim, kimdim ben?
Buldum kendimi
Konargöçer, adı sanı olmayan bir veli
Çoğuna göre bir deli
Efsaneye göre bir gün bir vakit
Bir Türkü dilinde tekrar dirilecek biri...
Kayıt Tarihi : 27.05.2026 12:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
BİRAZ ESKİ BELKİ EKSİK




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!