Ne ilden şeydasın ey cem-i kudret,
Merhaba hoş geldin bu bağa bülbül.
Bahçe mi bakarsın yoksa ki bağban,
Konmak mı muradın yuvaya bülbül.
Dilin irem olmuş bir dilber gibi,
Kirpiklerin servi gül penah gibi,
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Ara ara ozanlarımıza ugramamız gerekiyor.
Yalın bir dille derinliklere daldıran siirleri ile gunumuzde şiir yazmaya calışan bizlere rehber oluyorlar. Şiir damagımızda hos bir tad, bellegimize de ölçü bırakıyorlar.
Bu itibar ile yaşayan ve yaşamayan tüm ozanlarımza selam olsun.
Değerli hemşehrim, kıymetli üstadımın ruhu şad olsun.
NOT: ŞİİRDE GEREKEN DÜZELTME YAPILMIŞTIR.
Ne ilden şeydasın ey cem-i kudret,
Merhaba hoş geldin otağa bülbül.
Bahçe mi bakarsın yoksa ki bağban,
Konmak mı muradın bu bağa bülbül.
Dilin irem olmuş bir dilşah gibi
Kirpiklerin servi gül penah gibi
Güneşin içinde olan şah gibi,
Ne kıyak dolarsın yaprağa bülbül.
Dilerim murada hem yetmelisin
Lâle sümbül gibi yetişmelisin,
Her daim huzurda ötüşmelisin,
İnanmam gözümden ırağa bülbül.
Sana kurban olan Hicran geda'dır
İkrarımız ezel, “kalu bela”dır,
Gönlüm muhabbettir dilim âlâ'dır
Akar bu zemzemin dudağa bülbül.
Bayburtlu Hicrani
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta