Kaynayan kazanlarda rüyalarımız yandı bizim,
Köpüren sularda hayallerimize boğdurduk gecelerimizi,
Gökte yanlız başıma sırtıma yağmurlar yağdırdım,
İpeksi yıldızların yırtılmışlığını sigarama diktirdim.
Bir ağacı içmek için durdum,
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Buhur sizce nerede ve nasıl saklanır?
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. İyi akşamlar
3.tekil olunca imgesel kadın imajı daha örtülü oluyor dimi? Durduğunuz zamana - şiir kahramanının zamanına- üzüldüm . İnsan bazen durmalı ama yakmadan yıkmadan ki geri dönebileceği yuvası/kalbi olsun. Hem belki o kadın da durdurmuştur zamanı. Bence siz yine de saklanan buhuru isteyin Şairim.
Şiirlerde zaman durur , ilerler , geri gider.Bu bilinçli bir seçimdir aslında.
Benim şiirlerimdeki her umutsuzluk tavrı bir umut taşıyor,buhuru gerçekten istemeseydim buna bir şiir yazmazdım.
Esasen anlatmaya çalıştığım da bu
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ediyor,şiirle kalmanızı diliyorum efendim.
Bu şiirinizden yola çıkarak unutamadığınız biri var diyebilir miyiz?
Diyemeyiz değerli okurum
Nedir bu şiirin hikayesi? Buhuru bile istetmeyen...
Değerli okurum , değerli yorumlarınız için teşekkürler.
Artık yaşadığı şehir bile onun için başka bir yerdi.
Sokaklar bomboş, mevsimler eksik, baharlar ıslanmadan bitiyor, kışlar kar yağdırmadan geçiyordu.
O ise her sabah aynı cümleyi söylüyordu kendine:
> “Durmak istedim… durmak istemeden.”
Durmak — yani zamanı, acıyı, düşünmeyi durdurmak istiyordu; ama bunu da başaramıyordu.
Hayat ona “devam et” dese bile, o “durmak”ta direniyordu. Çünkü o kadınla birlikte her şey durmuştu zaten..
Şiirin hikayesi derin lakin imgesel olarak her satırda başka hikaye vardır efendim.
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta