Giymişsin üstüne ateşten gömlek
Söndüremez kimse gayrı bu harı
Nafile çırpınma tutuşmuş çömlek
Yel vurdukça göğü alır buhar'ı
Artık seninle duramam
Bu akşam çıkar giderim
Hesabım kalsın mahşere
Elimi yıkar giderim
Sen zahmet etme yerinden
Devamını Oku
Bu akşam çıkar giderim
Hesabım kalsın mahşere
Elimi yıkar giderim
Sen zahmet etme yerinden




TESTİ KEBABI
Her nedense bu şiir bana Yozgat’ın meşhur testi kebabını hatırlattı. Yaz, kış fark etmez, her zaman Çamlığında ağız tadıyla yenilir, testi kebabı.
Testinin içi gerekli malzemelerle doldurulup ağzı hamurla kapatıldıktan sonra ateşin içine konulur. Sonra da etrafına közler yerleştirilir ve ağır ağır pişmesi sağlanır. En sonunda da testi, erbabınca kırılır ve afiyetle yenilir.
Kebap olmak için ateş giymeli.
Nefis ve nefes bu yolda kararlıysa, dönüş olmaz.
Testini ağzındaki hamur serçe parmağıyla ufacık delinir ki, buharı patlatmasın. Gerek pişerken, gerekse piştikten sonraki buharının yaydığı koku… “Öf be!” dedirtir insana. Kokusu Çamlığa yayılır. Canı çekmeyen kalmaz…
O muhteşem koku sarmışsa göğü, gönül o kukudan uzak duramaz…
Güzel bir cinas şiiri olmuş, değerli Bülent Bey kardeşim.
Kalemine sağlık.
Sağlıcakla…
“GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta