içimde filizlenen gelincikler yok artık. ilkbaharla kolkola girmiş o narin çiçeklerin yerini, sonbaharla resim veren bir başka çiçek almış şimdilerde.
rengarenk yapısıyla güçlü görünen bir çiçek… karanlık olunca kapanan havuz fıskiyelerinin tersine o, güneş giderken açıyor oluklarını.
sanırsınız ki gün boyu küsen o değil.
banliyö treni, şehri yara yara ilerliyor güzergâhında. yağmurun ince damlaları cama vuruyor. “ilkbahar gelinciği” ile “sonbahar sefası” arasına ne girmişti diye düşünüyorum. yazın ne vardı bu topraklarda?
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...



