içimde filizlenen gelincikler yok artık. ilkbaharla kolkola girmiş o narin çiçeklerin yerini, sonbaharla resim veren bir başka çiçek almış şimdilerde.
rengarenk yapısıyla güçlü görünen bir çiçek… karanlık olunca kapanan havuz fıskiyelerinin tersine o, güneş giderken açıyor oluklarını.
sanırsınız ki gün boyu küsen o değil.
banliyö treni, şehri yara yara ilerliyor güzergâhında. yağmurun ince damlaları cama vuruyor. “ilkbahar gelinciği” ile “sonbahar sefası” arasına ne girmişti diye düşünüyorum. yazın ne vardı bu topraklarda?
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine



