Kime sorarsan sor.
Ortaçağ’dan kaldı bu yürek.
Üstten bela yağdı,asttan cefa bitti,
ümit bitmez diye
gök girdi,kızıl çıktı bu yürek.
Suya emretti bu yürek
deryalar içre.
Taşa hükmetti bu yürek
dağ üzre.
Kime sorarsan sor.
Ortaçağ’dan kaldı bu yürek.
Kimi zaman ince ruhuyla rönesansta
yol verdi bu yürek.
Lisan-ı beşer göğerti
adına klasik diyerek.
Kime sorarsan sor.
Kilise kapısına çakılı bir manifestodur bu yürek.
Her nüshayla ayrı bir din,
her meczupla ayrı bir mezhep doğursa da
aynı Allah’a yakardı bu yürek.
Abdal oldu kimi zaman,
huu deyip yollandı.
Bir eli gökte, bir eli yerde
bir lokma bir hırkadan
gayrısın almadı bu yürek.
Şark’tan geldi bu yürek.
Deşt-i kıpçak’tan geçti.
Önünde kavim kardaş,
Roma’dan döndü bu yürek.
Alpleri aştı,
şövalyeler gibi savaştı bu yürek.
Boylarda deli oldu,
serden geçti bu yürek.
Kime sorarsan sor.
Ortaçağ’dan kaldı bu yürek.
Kavramları boşaltmadı,
satır aralarına yazmadı,
soğuk savaşmadı bu yürek.
Aristokrat, proleter,kapital,
burjuva yaşam için
adını özgür koyup
esmer,siyah,kızıl derililerden
Katliam doğurmadı bu yürek.
Kime sorarsan sor.
Ortaçağ’dan kaldı bu yürek.
Leyli gördü,
cezveye tutuldu bu yürek.
Kime sorarsan sor.
Ortaçağ’dan kaldı bu yürek.
Fanide kalan bakinin aşk olduğunu
eskiden beri bilir bu yürek.
Kime sorarsan sor.
İçinde sevdalık geçen anlatıların
içindedir bu yürek.
Kime sorarsan sor.
Her çağda
gözlerine mest,
kokuna hayran,
Yüzüne sarhoştur bu yürek.
Kayıt Tarihi : 28.9.2008 12:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)