Bin yıl önce düştük bizler bu yola
Bu yoldan geriye dönen olmadı
Önem verdik bilim ile akıla
Bu yolda kararan sönen olmadı
Yükümüzü Yeseviden yüklendik
Selam aldık bu ellere beklendik
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Alevi de Benim Sünni de Benim
Birinden birine değil iltimas,
Başbağlar olayı Maraş ve Sivas,
Nesilden nesile kalmasın miras;
***Sözümüz bir değil Velimiz birdir,
***Muhammed Mustafa, Alimiz birdir.
Değişmez inançla rengim ve tenim,
Aynıdır kökümüz ben de bir senim,
Alevi de benim Sünni de benim;
***Sözümüz bir değil Velimiz birdir,
***Muhammed Mustafa, Alimiz birdir.
İster Geygel olsun ister Kızılbaş,
Nedir bu ayrılık nedir bu savaş,
Bektaşi de benim benim arkadaş;
***Sözümüz bir değil Velimiz birdir,
***Muhammed Mustafa, Alimiz birdir.
Tahtacı da bizden bizden Caferi,
Abdal da bu yurdun asli neferi,
Vatanı uğruna kurban her biri;
***Sözümüz bir değil Velimiz birdir,
***Muhammed Mustafa, Alimiz birdir.
Vuslatî der Türk’üm yetmez mi şanım,
Ezelden beridir damlıyor kanım,
Bende bir insanım ben de bir canım;
***Sözümüz bir değil Velimiz birdir,
***Muhammed Mustafa, Alimiz birdir.
Osman Öcal
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta