Hangi giziye sırrı taşır şu kamburu çıkmış dağlar, Gökyüzüne baksan ressama tablo olur Semalar, Sonra umut olur doğan güneş bir buğday başağına, Bir anne yeni doğmuş yavrusuna can verir can olur bu şehirde..
Boynunu bükmüş salkım söğütler Rüzgara savrulur, hayaller, ayrılıklar, kavuşmalar dem vurur zamana, Batık bir hazinedir yaşam mezarda bir fatiha'ya muhtaç bu şehirde..
Sarhoş naralarına ses olur gece, susmuş kelimeler, dile gelir karanlık gökyüzü yıldızlardan gelinliğini giyinir,
Bir sokak lambası altında dertler dile gelir bu şehirde..
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta