Gümüş bir tül gibi indi minare
Gönül kapısını açtık bu seher
Dertli gönül buldu derdine çare
Rahmet deryasına daldık bu seher
Gönüller sükûnet bulsun bu ayda
Ruhlar dinginliğe ersin duayla
Yorgunluk kalmasın hiçbir dimağda
Huzurun tadına vardık bu seher
Bereketle dolsun her bir soframız
Şükürle yoğrulsun hak lokmamız
Dostlukla süslensin her bir odamız
Kırgınlık izini sildik bu seher
Küslükler son bulsun kalmasın yara
Muhabbet köprüsü kurulsun yara
Karanlık geceler dönse de nura
Vahdetin sırrına erdik bu seher
Dualar yükselsin göğe birer birer
Melekler amin der kalbe nur girer
Mübarek iklimde her çile biter
Vuslatın yoluna girdik bu seher
Neşe eksilmesin mutlu haneden
Kurtulsun kalbimiz boş bahaneden
Ayrılsın bu ruhlar kirli teninden
Arınmış bir ömür serdik bu seher
Tuttuğumuz oruç makbul sayılsın
Birliğimiz daim şanla yayılsın
İslam alemine hayır saçılsın
Sabrın meyvesini derdik bu seher
Zaman süzülüyor vakt-i şerife
Hacet mi kalmıştır başka tarife
Kelamlar dökülsün elbet arife
Edep hırkasını giydik bu seher
Gözyaşı rahmettir dökülsün yere
Nefsimiz baş eğsin tam bin bir kere
Muhtaca el uzat dokun her yere
Paylaşma hazzını bildik bu seher
Garip Murat söyler şükürdür dili
Bize bizden yakın Mevla’nın eli
Essin üstümüze rahmetin yeli
Aşk ile secdeye vardık bu seher
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 14:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!