Bu mektubu sana yazmak ne kadar doğru bilmiyorum. Belki hiç okumayacaksın, belki de bir gün rüzgar getirir seni bu satırlara. Ama içimde öyle çok şey birikti ki… artık sustuklarımı kelimelere dökmenin zamanı geldi.
Gece olunca daha çok düşünüyorum seni. Sessizlik, senin yokluğuna benziyor. Bazen tek bir yıldız kalıyor gökyüzünde, ona bakarken gözlerin geliyor aklıma. Belki saçma gelecek ama o yıldızda bile seni arıyorum. Ne garip, değil mi? Gidenin ardından kalan hep arar…
Kalbim sanki terk edilmiş bir ev gibi. Her köşesi seni anlatıyor, ama sen yoksun. Rüzgar bile senin adını fısıldıyor sanki. Her şey seninle başlıyor, ama seninle bitmiyor hiçbir şey. Biten sensin belki, ama kalan ben oldum.
Bir şarkı çalıyor bazen, adını anmadan seni anlatıyor. Gözlerimi kapatınca yüzün geliyor. Gülüşün, susuşun, uzaklaştığın o an… Hepsi aynı anda düşüyor içime. Sessizce.
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta