Ölü doğmuş çocuklara benziyor ah geceler ana,
başın da nöbet tutar, sabahlar garip duygularım.
Sevdalı gelirdik, yürekler nehir,
Kuruttu suyunu, bu koca şehir.
Kirlendi havası, aşklara zehir,
Katıyor vakitsiz, bu koca şehir.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




gurbetten sılaya yazar kalembeton yüreklerimizle kayboluyoruz..tebrikler
başın da nöbet tutar, sabahlar garip duygularım.
tebrikler..
harika yüreğinize sağlık..kentler, insanlığı yuttukça..ben köyümü istiyorum...saygılarımla.
melek ayaz
Beladan kaçarsın, üstüne gelir.
Bırakmaz yakanı, bu koca şehir.
Gitmeyi denesen, gözyaşı verir,
Çevirir kendine, bu koca şehir.....dağları,yemyeşil ovaları,köyü hatırlatıyor...ve şehirden bıkmışlığı...tebrikler
AYNI DUGULAR PAYLAŞMAKTAYIM KALEMİNE SAĞLIK SELAMLAR
Beladan kaçarsın, üstüne gelir.
Bırakmaz yakanı, bu koca şehir.
Gitmeyi denesen, gözyaşı verir,
Çevirir kendine, bu koca şehir.
Ah içinde milyonlarca giz saklayan şehirler. yüreğini açıp görseler belkide korkar insanlar.
Yüreğinizi ve kaleminizi kutluyorum. Saygılarımla
Hep o şehirler değilmi bir şeyleri saklayan ya da yok eden? Güzel şiir olmuş
Selamlar....
gusur bizdeyse şehir netsin gardaşım,,şehir dile gelsede bir konuşsa keşke,,
kutlarım mesaj güzeldi alana...kaleminiz daim olsun..
gurbetten sılaya
selam ve dua ile..
Ölü doğmuş çocuklara benziyor ah geceler ana,
başın da nöbet tutar, sabahlar garip duygularım
Beladan kaçarsın, üstüne gelir.
Bırakmaz yakanı, bu koca şehir.
Gitmeyi denesen, gözyaşı verir,
Çevirir kendine, bu koca şehir.
gitmek bir şey değil de şairim orada bıraktığın anılar göndermez ki seni
bu güzel şiiri ve şairini kutlarım
saygılar
koca şehirde yapayalnızım;
ne gideceğim yer belli,
ne de kalacağım.
firardaki aklım dönerse,
elbette bir şeyler yapacağım…
önce sokaklara attığın gururumun,
hepsini toplayacağım.
sonra da buruk bir acıyla,
sana veda edeceğim...
katılmak istedim...
sade güzel bir anlatımdı.şiirinizi ve yüreğinizi tebrik ediyorum.
selamlar,saygılar.
Bu şiir ile ilgili 31 tane yorum bulunmakta