siyah gecenin koynun da;
tam da demlenmeye başlamıştım..
fon da Müzeyyen Ablanın sesi huysuz ve tatlı kadın.
sen...
o gizemli silüetinle oturdun karşıma;
ağırlamalıydım seni,
herşey kusursuz olmalıydı.
leş kargaları gibi üşüen kelimeleri koydum,
sağ cebimden hırsı,
sol cebimden ihaneti çıkardım...
bütün evi dolaştım sinsice
dolap kapaklarını açtım tek tek.
zamanı kattım kaseye.
yaşanmışlığı,pişmanlığı,
mutsuzluğu meze yaptım servis tabaklarına....
aşkı,sevgiyi,
mutluluğu ortaya karışık yaptım masamıza....
düşlerime su kattım bembeyaz oldular.
hazırdı masamız tüm ihtişamıyla...
ve ben....
şerefine...
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,



