Bu Bir Yaşantı Şiiri - Nuri Gökhan Sonsel

Nuri Gökhan Sonsel
300

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Bu Bir Yaşantı

ÖDÜLLÜ UZUN MANZUM HİKAYE

- BU BİR YAŞANTI-

Bir yudum sevgiyi, ararken gönüllerde,
Sonsuz şefkati sordum, bilinmeyen yerlerde..
Yüzümdeki beliren, sahte tebessümlerle,
Tüm gerçeği anladım, en soğuk gecelerde.

Yırtık pantolonumun, paçaları sökülmüş,
Havlamaya hazır, tabansız pabuçlarım.
Lime lime olmuş, bu fedakar ceketim,
Yakasız gömleğimin, düğmeleri dökülmüş.

Dağılmış saçlarım, kirli yüzüme düşmüş,
Rüzgarın uğultusu, hala kulaklarımda.
Gözlerim şiş şiş, şimdi uykusuzluktan,
Saçaklardan akan buz, benim gibi üşümüş.

Neden bunca dolaşma, bu neyin gezintisi,
Barınacak bir yer lazım, gecenin felsefesi.
Gece şimdi ağlıyor, ıslatıyor her yeri,
Ve içimde bağırıyor, açlığın ezintisi.

Yanımdan bir kadın geçti, yakası kürklü,
Sonsuz bir hayret, vede dikkatle baktı.
Ben hiç içinde...hiçsizliğimden utandım.
O benim korkunç, halimden ürktü.

Ben bir zavallıyım, korkutacak ne yaptım,
Üzerine saldırmadım, kötü söz söylemedim.
Utanç-usanç dolu yüzümü, saklamak için,
En karanlık ve tenha, sokağa saptım.

Sokağın ötesinde, bir kahve gördüm,
Bakmakla yetindim, o buğulu camından.
Cebimde olmayan, bir yüz kuruş düşündüm,
Yutkundum...yutkundum, ağlayıp geri döndüm.

Bir çeşme gördüm, sokağın en başında,
Musluğunda damlalar, gözyaşım gibi.
Boş bir tabut duruyor, camiin avlusunda,
Son yolcusu rahmetli, bilinmez kaç yaşında.

Yatsı namazı bitti, dağılırken cemaat,
Çıkarılmış o tabut, aynı yerde duruyor.
Şu yorgun gözlerim, bilet keserken düşe,
Bu sandıkta uyumak, değişmez bir kanaat.

Sabah ezan okundu, ben içinde bir hiçtim,
Yeni doğan gün gibi, bende doğdum yeniden.
Bir adama rastladım, elinde iki simit,
O iki simidini yedi, ben...iki bardak su içtim.

Göğe açtım ellerimi, hep yalvardım allaha,
Kurtar beni yüce rabbim, bıktım artık vallaha.
Neden bu yalnızlığım, olmuyor isteklerim,
Bitmezmi ki bu ceza, yetmez mi çektiklerim.

Gözlerimde kanlı yaş, karnım aç yüzüm solgun,
Hiç mecalim kalmamış, bedenim artık yorgun.
Kalbim durmak üzere, üşüyor donuyorum,
Miğdemi susturacak, çare bulamıyorum.

Ellerimde titreme, gözlerim kararıyor,
İçimdeki bu açlık, susmak nedir bilmiyor.
Kenarda çöp bidonu, etrafında kediler,
Mırıldanarak sanki, yiyecek var dediler.

En sondaki köprünün, o dik merdivenleri,
Sanki bir ışık gibi, gökyüzüne yükseldi.
Tüm gölgeler uzarken, sabah yaygın ışıkta,
Bir ömrün daha bitti, bütün serüvenleri.

-SON-

Nuri Gökhan Sonsel
Kayıt Tarihi : 3.10.2005 20:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Nuri Gökhan Sonsel