Bir adam düşünün ki kırk yaşına gelmiş, bu adam hayatında köklü bir değişiklik yapma ihtiyacı hissediyor.
Önce adını değiştiriyor, mesela; Ahmet olan adını resmen Ali olarak değiştiriyor.
Sonra kıyâfetini yâni görünümünü değiştiriyor. Sonra yaşadığı şehri, evini, arabasını, yaşadığı mekânı değiştiriyor ve bu şekilde de on sene daha yaşıyor.
Şimdi size soruyorum bu adam kaç yaşındadır?
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Anlamlı bir çalışma,kutluyorum Leyla hanım her zaman ki gibi duyarlı konulara duyarlı kişiliğinizi yansıtmışsınız tebrikler.Saygılarımla.
Öncelikle kimse bu ülkede başbakanı camiye gidiyor diye yadırgamıyor. Yadırganan bir şey varsa o da inançları gereği yaptığı bu ibadeti bir şov haline getiriyor ya da buna sebep oluyor olması. İbadet Allah ile kul arasındadır ve gizli yapıldığı ölçüde anlamlıdır. Şimdiye kadar herhangi bir Cuma günü boş geçmedi ki başbakanın konvoyuyla, korumalarıyla ve hatta şehir protokolündeki kişileri de yanına alarak gittiği Cuma namazı, TV haberlerinin başköşesine oturmamış olsun. Laik siyaset; siyasetçinin özel yaşam ve inançlarının, asli ve önemli görevlerinin perde arkasına saklamasını gerektirir. Aksi halde haber odağı olunur ve sizin bu yazıyı yazma nedenleriniz oluşur.
Ayrıca Bir kişiden yola çıkarak bir devlet sistemi karşılaştırması yapılması da bence hiç doğru değil. Örneklediğiniz kişinin sadece ismi, kıyafeti ve yaşadığı yer değişiyor. Kişi, özünde aynı kişi olarak kalıyor. Oysa imparatorluk ile Cumhuriyet arasındaki fark, sistemlerin özünün tamamen değişmesi demektir.
Emeğiniz için kutluyorum…
Bu kadarda değişmek yorucu bir hal almıştır şairim Kutlarım kaleminiz daim olsun+10
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta