Bozuk bozuk Şiiri - Süleyman Erdoğmuş

Bozuk bozuk

Seher vakti girdim dostun bağına
Sararmış yaprağı dal bozuk bozuk
O bağında birkaç arı vızıldar
Kovan parçalanmış bal bozuk bozuk

Oturdum bir yere efkar dağıtam
Söyliyem türküyü kendim ağıtam
Biliyorum sevişmenin çağı tam
Saz düzen almıyor tel bozuk bozuk

Başka bir menzile yöneldim durdum
Şaşırdım kendimi bilmiyom yurdum
Gelen geçenlerden yolumu sordum
Menzil alamıyom yol bozuk bozuk

Kurumuş fidanı gülü deremem
Gönül arzeyliyor yari göremem
Bir an önce sevdiğime eremem
Aşamam dağları bel bozuk bozuk

Yürek yanık bulanık su içemem
Gece ile gündüzümü seçemem
Muhanetin köprüsünden geçemem
Akıyor dereden sel bozuk bozuk

Libasım yok üzerime giyemem
Bir lokma ekmeği tatlı yiyemem
Sırlarımı hiç kimseye diyemem
Çünkü farşeyliyor el bozuk bozuk

Erdoğmuş’un yolun kışa çevirdi
Esti rüzgar fidanların devirdi
Varlığını toz eyledi savurdu
Havda bulut var yel bozuk bozuk

Süleyman Erdoğmuş
Kayıt Tarihi : 21.9.2007 16:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

TÜM YORUMLAR (2)

Süleyman Erdoğmuş