N'ettin Deli Hoca'm n'ettin,
Böyle tavuk yenilir mi?
O kemiği nasıl yuttun,
Böyle tavuk yenilir mi?
Dâveti duyunca koştun,
Tavuğun göğsünü deştin.
Milletin diline düştün,
Böyle tavuk yenilir mi?
Nasıl,tavuk tatlı mıydı,
Kemikli mi,etli miydi?
Arkandaki atlımıydı,
Böyle tavuk yenilir mi?
Kaşığını nasıl tuttun,
Kemiği niçin unuttun?
Hiç mi çiğnemeden yuttun,
Böyle tavuk yenilir mi?
Hoca'da heves kalmamış,
Tavukta lâdes kalmamış.
Nefes gitmiş ses kalmamış,
Böyle tavuk yenilir mi?
Eti tavaya yaymışlar,
Kemikleri hep kıymışlar.
Çobanbeyliler duymuşlar,
Böyle tavuk yenilir mi?
Hocalara obur derler,
Gereğinden fazla yerler.
Cemaatin hep gülerler,
Böyle tavuk yenilir mi?
Ahrazoğlu'm açmış olsun,
Çok üzüldüm geçmiş olsun.
Bırak davet kaçmış olsun,
Böyle tavuk yenili mi?
Kayıt Tarihi : 13.1.2010 11:36:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kasabamızın sevimli imamı Deli Hocamız,bir davet sırasında boğazına kemik batması sonucu uzun süre sesini kaybetti.Komik duruma düştü.Kendisi şakayı çok sevdiği için,cemaatin ricası üzerine bu taşlamayı yazdım.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!